Grafik yükleniyor... (javascript kullanılıyor)

Dönem Dolar Değişimi Yüzdelik Değişim

Daha fazla veri

2009'da 1 Bitcoin'in Değeri Ne Kadardı?

2009 yılında Bitcoin hiçbir borsada alınıp satılmıyordu. İlk fiyatı 2010 yılında kaydedildi. Teknik olarak, ortaya çıktığı ilk yıl olan 2009'da Bitcoin'in değeri 0 dolardı.

2010'da 1 Bitcoin'in Değeri Ne Kadardı?

Bitcoin'in değeri 2010 yılında bir kez bile 1 doları geçmedi! O yıl içinde ulaştığı en yüksek değer yalnızca 0,39 dolardı!

Bitcoin’in Değerini Belirleyen Nedir?

Bitcoin’in değeri Amerikan Doları (BTCUSD), Çin Yeni (BTCCNY) ya da Euro (BTCEUR) gibi resmi para birimleriyle ölçülür. Bu yüzden Bitcoin, görünüşte yabancı borsalarda alım satımı yapılan herhangi bir dövize benzer.

Ancak resmi para birimlerinden farklı olarak, resmi bir Bitcoin fiyatı yoktur; fiyatı çeşitli küresel borsalardan alınan fiyat ortalamalarına göre belirlenir. Bitcoin Average ve CoinDesk Bitcoin’in ortalama fiyatını bildiren endekslere iki örnektir. Bitcoin’in fiyatının bir borsadan diğerine göre ortalamadan biraz farklı olması normaldir.

Peki bu farklılıkları bir kenara bırakırsak, Bitcoin’in fiyatını belirleyen nedir?

Arz ve Talep

“Neden bu fiyat?” sorusunun genel cevabı “arz ve talep”tir. Fiyat keşfi, alıcıların sunduğu talep ile satıcıların arzı arasındaki buluşma noktasında gerçekleşir. Bu modeli Bitcoin’e uyguladığımızda, arzın büyük çoğunluğunun madenciler ve bu teknolojiyi erken fark edenler olduğu açıktır.

Arz

Altının nadirliğinden ilham alarak, Bitcoin 21 milyon milyon adet sabit kaynağa sahip olacak şekilde tasarlandı, bunun da yarısından fazlası şu ana kadar üretildi.

Bu teknolojiyi erken keşfedenler, henüz önemli bir değere sahip değilken büyük miktarda Bitcoin madenciliği yapacak, alım satım yapacak ya da Bitcoinle ödeme kabul edecek kadar şanslı veya akıllıydı. Bunlardan en önemlisi Satoshi Nakomoto’dur. Satoshi’nin bir milyon Bitcoin’i, yani toplam kaynağın kabaca %4,75’ini (toplam 21 milyondan) elinde tuttuğuna inanılıyor. Satoshi bu paraları piyasaya salacak olsaydı, arzda oluşacak aşırı doygunluk yüzünden Bitcoin’in fiyatı yere çakılırdı. Ancak elde edeceği kârı maksimuma çıkartmak isteyen ve mantık sahibi herkes satışlarını bir kerede yapmak yerine zamana yayabilirdi, böylece fiyat düşüşünden en az şekilde etkilenirdi.

Madenciler mevcut durumda günde yaklaşık 3.600 Bitcoin üretiyor ve bunun bir kısmını elektrik ve diğer iş giderlerini karşılamak için satıyorlar. Dünyadaki bütün Bitcoin madenciliğinin günlük enerji masrafının 500.000$ civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu sayıyı mevcut BTCUSD fiyatına böldüğümüzde, madencilerin piyasalara günlük olarak sağladığı en az Bitcoin sayısını yaklaşık olarak tahmin edebiliriz.

Talep

Blok başına 12,5 BTC madencilik ödülü Bitcoin’in arzı yıllık %4 civarında artıyor. Bu oran 2020 yılında, yani bir sonraki ödül yarılanması gerçekleştiğinde ciddi bir şekilde azalacak. Bitcoin’in fiyatının böyle yüksek bir enflasyona rağmen yükseliyor olması (hatta madencilik ödülünün 50 BTC olduğu günlerde bile artabilmiş olması) aşırı güçlü bir talep olduğunu gösteriyor. Madencilerin ve diğer satıcıların her gün piyasaya sunduğu binlerce Bitcoin, alıcılar tarafından adeta yutuluyor.

Piyasaya yeni girenlerin talep oranını ölçmenin yaygın bir yöntemi, “Bitcoin” arama terimini Google Trendleri verileri (2011’den bugüne kadar) üzerinden incelemek. Verilere yansıyan kamu ilgisiyle fiyat değişimleri arasında güçlü bir bağ çıkma eğilimi var. Yüksek kamu ilgisi fiyat hareketliliğini şişiriyor, artan Bitcoin fiyatlarıyla ilgili medya yayınları da açgözlü ve bilgisiz spekülatörleri çekerek bir çeşit geri besleme döngüsü yaratıyor. Bitcoin, bugüne kadar bu şekilde en az iki farklı döngü gördü ve muhtemelen gelecekte tekrar görecek

TradingView.com'da oluşturulmuş grafik

İlgi Arttıran Faktörler

Bitcoin’i en başından beri teknik, ekonomik ve politik problemlere bir çözüm olarak görerek ona ilgi duyan uzmanları bir kenara bırakırsak, genel halk arasındaki ilgi bugüne kadar bankacılık ablukaları ve resmi dövizlerde yaşanan krizler üzerine yükseliş göstermiştir.

Banka Ablukaları

Bu tür bir olayın yaşandığı ilk örnek, 2010’un sonlarına doğru WikiLeaks’e yapılan banka ablukasıydı. VISA, MasterCard, Western Union ve PayPal; Wikileaks’e yapılan bağışları işleme koymayı bıraktı. Satoshi’den gelen bir rica üzerine Julian Assange, 2011’in ortalarına kadar Bitcoin kabul etmekten kaçındı. Buna rağmen bu olay sayesinde Bitcoin’in sansüre dayanıklı bir elektronik para birimi olarak değeri daha da parlamış oldu.

Bu tür ablukalara en yakın örnek, MasterCard ve VISA’nın Backpage.com’u kara listeye almasıyla yaşandı. Bu, başka hizmetlere ek olarak yetişkinlere yönelik hizmetler sağlayan ve Craigslist benzeri bir siteydi. Geçimleri bu tür sitelere verdikleri reklamlara bağlı olan ve yetişkinlere yönelik hizmet sağlayan bireyler, Bitcoin dışında bir ödeme alma şansına sahip değil.

Bankaların (açık bir şekilde) girmeyeceği iş sektörlerinden birine değinmek gerekirse, karanlık ağdaki uyuşturucu piyasasından bahsetmeden olmaz. En (kötü) şöhretli pazaryeri olan Silk Road kapatılmış olsa da, internetin karanlık tarafında Bitcoin karşılığında kaçak ürün ticareti hiç azalmadan devam ediyor. İngiliz kullanıcıların yalnızca %5’i Bitcoin karşılığında uyuşturucu satın aldığını itiraf etmiş olsa da, bu sayının hukuki riskler yüzünden aslında olduğundan düşük çıkması muhtemel. Son olarak da kara ağ piyasaları üzerine yapılan medya tartışmaları, normalde haberi bile olmayacak insanların bile dikkatini Bitcoin’e çekmiş olabilir.

Resmi Para Birimi Krizleri

Grafik Trading View.com'da üretilmiştir

Bir Bitcoin cüzdanı, bir banka hesabından çok daha güvenli olabilir. Kıbrıslılar bunu 2013 yılının başlarında, birikim hesaplarına el konulduğunda zor yoldan öğrendi. Bu olaydan sonra birikim yapanlar, bankalarla Bitcoin’i karşılaştırarak ikisinin risklerini tekrar değerlendirmeye başladı. Bu durumun da Bitcoin’de fiyat artışına neden olduğu düşünülüyor.

Domino etkisi yaratan bir sonraki durum, 2015 yılında sıkı sermaye kontrollerinin uygulanmaya başladığı Yunanistan oldu. Yunan halkına günlük 60€ para çekme limiti konuldu. Bitcoin bir kez daha, merkezi denetime tabi olmayan bir para birimi olarak değerini gösterdi.

Yunan ekonomik krizinden kısa bir süre sonra Çin, para birimi olan Yuanını devalüe etmeye başladı. O dönemlerde bildirildiği üzere, Çinli yatırımcılar varlıklarını korumak için Bitcoin’e geçmeye başladı.

Zero Hedge'den Tyler Durden tarafından hazırlanan 2015 Bitcoin Grafiği.

Bitcoin fiyatında - ya da en azından güvenilirlik algısında - olumlu etkisi olan güncel bir etken ise Arjantin'in durumu. Arjantin’in yeni seçilen başkanı Mauricio Macri, sermaye denetimine son vereceği sözünü verdi. Böylece resmi borsalar ve kara borsalardaki Peso-USD döviz kuru oranları arasında bulunan büyük uyumsuzluğu ortadan kaldırmayı hedefliyor. Kara borsadan elde ettikleri dolarla Bitcoin satın alabilen Arjantinliler muhtemelen ciddi bir finansal dertten kaçabilecek.

Piyasa Manipülasyonu

Bitcoin fiyatlarındaki düşüşü değerlendiren herhangi bir tartışmada, piyasa manipülasyonunun volatilite üzerindeki etkisinden bahsetmemek imkansız. Bitcoin değerinin 1000$ seviyesinin üzerinde en yükseğe ulaştığı zamanlarda, bu yükseliş kısmen Mt. Gox borsasında çalışmakta olan otomatik alım satım algoritmaları - ya da “botlar” - nedeniyle gerçekleşmişti. Bütün kanıtlar gösteriyor ki, borsa operatörü Mark Karpeles botları kullanarak hayalet fonlarla hileli bir şekilde fiyat yükseltiyordu.

Mt. Gox o zamanların en büyük Bitcoin borsası ve tartışmasız piyasa lideriydi. Bugünlerde ise çok sayıda büyük borsa mevcut, yani hile yapan tek bir borsa artık fiyat üzerinde çok büyük bir etki yaratamaz.

Temel Aşağı Yönlü Riskler

Bitcoin’in deneysel bir proje olduğunu, bu yüzden de oldukça riskli bir varlık olduğunu tekrar etmekte fayda var. Fiyat üzerinde pek çok olumsuz etki sahibi olan faktör var; bunların başında da güçlü bir hükümetin Bitcoin işlemlerini katı bir şekilde denetlemesi ya da yasaklaması riski bulunuyor. Bitcoin ağının farklı şekillerde geliştirilmesini hedefleyen bir çeşit çatallaşma durumu da fiyatı aşağı çekebilecek unsurlardan biri. Son olarak da güvenilir bir rakibin ortaya çıkması - özellikle de büyük bir merkez bankasının desteklemesiyle - Bitcoin’in gelecekte piyasa payı kaybetmesine neden olabilir.

Fiyat Farklılıkları

Bazen belli bir borsadaki fiyat; Mt. Gox’un başarısızlığından önceki dönem boyunca ve yakın zamanda Winkelvoss’un Gemini borsasında görüldüğü şekilde, ortalama değerden tamamen farklı olabilir.

2015’in Kasım ayı ortalarında BTCUSD, diğer borsalarda 330$ değerindeyken Gemini borsasında 2200$’ı bulmuştu. Bu alım satımlar bir süre sonra iptal edildi. Bu tür olaylar, insan ya da yazılım hatası sebebiyle bazen borsalarda yaşanabiliyor.

Nihayetinde Bitcoin’in değeri, insanların onun karşılığında kaç para ödemek istediğine ya da onu kaç paraya satmak istediğine bağlı. Bu durum sıklıkla ekonomik dengelerle alakalı olduğu kadar insan psikolojisiyle de ilgili. Duygularınızın piyasa hareketlerinizi kontrol etmesine izin vermeyin; bunu da en iyi şekilde yapabilmeniz için bir strateji belirlemeli ve ona sadık kalmalısınız.

Eğer hedefiniz Bitcoin biriktirmekse, fiyatı ne olursa olsun her ay Bitcoin almak için kenara sabit miktarda bir para ayırmak güzel bir yöntemdir. Bu stratejiyi kullanarak (maliyet ortalama olarak da bilinir), Bitcoin fiyatındaki çılgın hareketliliği önceden tahmin etme stresine girmeden, uygun bir ortalama fiyata uzun-vadede Bitcoin biriktirebilirsiniz.